31 Ekim 2013 Perşembe

ÖLMEDEN ÖLENLER

  Geçen gün öğrenci-para-avcılarından biri elime bir broşür tutuşturdu,sonra bir diğeri,sonra…Yeni açılacak kafenin reklamıymış…Kocaman harflerle yazdıkları şey dikkatimi çekmiş bulundu:”KİŞİLERE ÖZEL DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ YAPILIR.”
 
  Yıllarca bildiğim sandığım şey yanlışmış meğer. Bize ait olmayan şeylerin yüzlerce kişinin eline özendirici şekilde tutuşturulan kağıtlarla beyinlere aşina edilmesi ve akabinde yine bir o kadar  kişinin önünde sürpriz (ki nedense herkes dolabındaki en iyi kıyafeti giymiş, doğum günü çocuğu çocuğu da bir o kadar şık? ) yapılması ve teşvik politikasının başlatılması.Halbuki ebedi doğuşumuz bu dünyada değil farkında bile değiliz…Bırakın kimse anlamasın bizi; ölmeden ölenlerin kervanına katılmak varken, doğmadan doğanlardan olmak mümine yakışmaz. Allah(c.c)’a vuslatın yolunun ölümden geçtiğini eserlerinde sıkça vurgulayan Hz.Pir :“Ne mutlu o kimseye ki ölmeden önce öldü. Yani bu bağın, bu üzümün aslından bir koku aldı.” diyerek asırlar öncesinden bizlere yol göstermiştir.
 
  Uzun ve bitmeyecek sandığımız ömrümüz, pamuk ipliğine bağlı. Bugün bize büyük uğraşlar sonucu gösterilen olağan şeyler,aslında değerlerimize yapılmış birer darbedirler. Bir yerden başlamazsak eğer nefsi emmareye hapsolmuş bir şekilde bizi bekleyen sona-ki inananlar için sonu olmayan başlangıçtır-ulaşırız.Ve inanın ki sadece bir adım atmamız yeterli:Bismillahirrahmanirrahim”

“Gönlünü derviş eyleyenin, hırkaya ihtiyacı olmaz…”Yunus Emre















  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder