Bu bahisteki ayetlerden biri şöyledir;
“Hiç şüphesiz, Allah tevekkül
edenleri sever.”(Ali-i İmran Suresi;159)
Sahibi Allah sevgisi ile şereflenmiş, mensubu Allah’ın
desteği ile müjdelenmiş olan rütbe ne yüce bir rütbedir. Yetkili koruyucusu,
destekleyicisi, seveni ve gözeticisi Allah olan kimse, hiç şüphesiz, büyük bir
kurtuluşa ermiştir. Çünkü sevilen azaba çarptırılmaz,sürülmez,kovulmaz.
Bu mevzudaki hadislere gelince, İbn-i Mesud(r.a)’un rivayet
ettiğine göre , Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki;
“ Bütün ümmetleri hac
mevsiminde bir arada gördüm. Bu arada kendi ümmetimin dağları-ovaları
doldurduğunu gördüm, çok olmaları ve görünüşleri hoşuma gitti,bana;” Hoşnut
oldun mu?” diye soruldu, “Evet” dedim. Bunlar ile birlikte yetmiş bin kişi daha
hesaplaşmaksızın cennete girecek denildi.”
Sahabiler ; “ Onlar kimdir, ya Resulullah?” diye sordular. Peygamberimiz
(s.a.v);
“ Boşu boşuna
böbürlenmeyenler,falcılıktan uzak duranlar,hırsızlık etmeyenler ve Rab’lerine
güvenenlerdir” diye cevap buyurdu.
Bu sırada sahabilerden Ukkaşe (r.a) ayağa kalkarak;” Ya
Resulullah! Allah’a dua et de beni onlardan etsin!”dedi. Peygamberimiz(s.a.v); “
Allah’ım O’nu onlardan eyle!” diye dua buyurdu. Arkasından bir başka sahabi
kalkarak;” Ya Resulullah! Allah’a dua et beni de onlardan etsin” dedi. Peygamberimiz
(s.a.v)de;”Allah’ım onu da onlardan eyle” diye dua etti. Arkasından bir başka
sahabi kalkarak;”Ya Resulullah, Allah’a yalvar da beni de onlardan eylesin”
dedi. Peygamberimiz(s.a.v) bu hususta; “Ukkaşe seni geçti” dedi.
Resulullah(s.a.v) şöyle buyurdu;
“Eğer siz Allah’a
gerçek manada tevekkül edebilseniz,sabahleyin yuvasından aç çıktığı halde akşam
karnı tok dönen kuşa rızık verdiği gibi sizin de rızkınızı verirdi.”
Peygamberimiz(s.a.v) buyuruyor ki;
“Kim sırf Allah’a
güvenirse, Allah ona her türlü desteği yetiştirir ve ummadığı yerden rızkını
sağlar. Kim sırf dünyaya yönelirse Allah onu dünyaya havale eder.”
Peygamberimiz(s.a.v)
buyuruyor ki;
“İnsanların en
zengini olmak isteyen kimse Allah’ın katındakine
elindekinden daha çok güvensin.”
Rivayet edildiğine göre, Peygamberimiz(s.a.v) geçim
darlığına düşünce ev halkına;”Haydi
namaza kalkın,Yüce Rabbim bana öyle emretti.” Buyurur ve şu ayati okurdu;
“Ev halkına namazı
emret ve kendin de ona sebatla devam et.” (Taha Suresi; 132)
Peygamberimiz(s.a.v) buyuruyor ki;
“Asılsız kuvvetlerden
yardım dileyen ve kendine güvenen Allah’a tevekkül etmez(etmiş sayılmaz).”
Bildirildiğine göre, Hz. İbrahim(a.s) mancınık ile ateşe
atıldığı zaman, yanına Cebrail gelerek “Bir şey istiyor musun?” diye sorar. Hz.
İbrahim (a.s) de ateşe atıldığı zaman söylediği;” Allah bana yeter, O ne güzel vekildir” sözüne bağlı kalarak
Cebrail’e (a.s) “Senden hiçbir dileğim yok “diye cevap verir. Nitekim Ulu Allah(c.c)
O’nun hakkında;”Sözüne bağlı kalan
İbrahim” buyurdu.(Necm Suresi;37)
Yüce Allah, Hz. Davud’a(a.s) şöyle vahyetti;”Ya Davud! Yarattıklarıma değil de bana
güvenen kula, bütün yer ve gök hile ile karşısına dikilse bile,çıkış yolu
gösteririm.”
Said İbn-i Cübeyr(r.a) buyurur ki;”Bir gün elimi akrep
soktu,annem(seni muskacıya götürüp tedavi ettireceğim)diye yemin etti,ben de
muskacıya varınca sokulmayan elimi uzattım.”
İbrahim İbn-i Havvas(r.a);
“Ölümsüz diri olan Allah’a
güven” (Furkan Suresi;58)mealindeki
ayeti okuyarak; “Bu ayeti gördükten sonra insanın Allah’tan başkasına
güvenmemesi gerekir”dedi.
Alimlerden birine rüyasında bir ses,şunları duyurur;”Yüce
Allah’a güvenen geçimini sağlamış olur.”
Alimlerden biri der ki;”Payına ayrılan rızk,seni üzerine
farz kılınan ibadetten alıkoymasın. O zaman ahretini mahvedersin ve dünyada da
payına yazılandan fazlasını elde edemezsin.”
Yahya İbn-i Muaz(r.a) buyurdu ki;”İnsanın peşinden koşmaksızın
rızkına kavuşması,rızkın , insanı aramakla emredildiğini gösterir.”
İbrahim İbn-i Ethem(r.a)buyurdu ki;”Keşişlerden
birine,yiyeceğin,içeceğin nerden geliyor?”diye sordum. Bana şu cevabı verdi;”Bunu
ben bilmiyorum,sen bana nereden yiyecek ve içecek gönderdiğini Rabbime sor.”
Herem İbn-i Hayyan, Üveys el-Krani’ye (r.a)”Nerde oturmamı
istersin?” diye sorar, O da Şam’ı tavsiye eder. Herem “Oranın geçinme şartları
nasıl?”diye sorar,Hz. Üveys”Yazıklar olsun şu şüpheci kalplere! Onlara nasihat
fayda vermiyor”der.
Ariflerden biri der ki;”Vekil olarak sırf Allah’a dayandığım
zaman her iyiliğe yol bulurum.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder