11 Ocak 2014 Cumartesi

Çınar Ağacı


   
   Şu an Konya’dan Ankara’ya yol almaktayım… Salar Aghili eşliğinde kat ettiğim her mesafede heyecanım giderek artmaktayken yüreğim: “Kalemi eline al ve beni kağıtla kavuştur” dedi.
   
   22 yıllık ömrümde; zaman, mekan,insanlar, nesneler, olaylar, okullar… Bir dakika bile soluk almama izin vermeden gelip geçerlerken her defasında bir kez daha anlıyorum ve inanıyorum değişmeyen ve değişmeyecek olan ailemin bana olan sevgisini... Şöyle bir bakıyorum da hayata; hangi sıkıntılarımız, sevinçlerimiz ebedi kaldı? Hangi insana olan güvenimiz sarsılmadan devam etti? Bizi sevdiklerini söyleyenler düştüğümüzde neredeydiler? Ya da hangi mekan bizim için var oldu yahut hangi zaman sadece bizim için ilerlemekte?..

   Her şeyi tek tek düşünüyorum… Bakıyorum ki herkesin her şeyin yerine bir şeyleri koyabiliyorum fakat yerini dolduramadığım tek şey “ailem“ oluyor… İnsanoğlunun en büyük mücadelesi olan nefis durağında; kendilerininkini  karşısındaki için yenen sadece onlar oluyor her zaman…


   Kainat Rehberimizde (s.a.v), birçok hadisinde ailenin önemine işaret etmiş ve onun bir huzur yeri olduğunu belirtmiştir.
En hayırlınız ailesi için hayırlı olandır. Bana gelince, ben aileme karşı en hayırlı olanınızım” (İbn Mâce, I, 636)

   Yüce Kitabımızda: Allah’ın Resulünde sizin için güzel bir örnek vardır” (Ahzâb Sûresi, 21) 

   Enes b. Mâlik’in şu sözü de çok anlamlıdır: “Mü’minlerin imanca en mükemmel olanı, ahlakça en güzel olanı ve aile fertlerine yumuşak davrananıdır” (İbn Hanbel, VI/47)


   Elhamdülillah onları başımızdan eksik etmeyene…