8 Ekim 2013 Salı

Aşk-ı Hakikat

  Akıp giden zaman içinde bir yolcu misali sürükleniyoruz bir duraktan bir başka durağa…Herkes ‘ben’in buyruğu altında inanışlarına yön veriyor, böylece hayatını idame ediyor… 
  Ta küçükken başladığımız gerçek ‘Aşk’ı bulma serüveninde ilk buluşma ailemizden ya da çevremizdeki sevdiklerimizden biri oluyor. Zamanla daha beşeri bakmaya başlıyoruz olaya... 
  Elem el çekmiyor ömrümüzden;tabip belli,şifa da belli… Lakin pek azımız hakikatin sırrına genç yaşta vakıf olabiliyoruz… Hz. Peygamber (s.a.v.) kainatın tabibi, elindeki reçete de Kur'ân'dır…Ömre dair ne arıyorsak tüm yanıtlar O’nda apaçık beyan edilmiş… Kur'ân, yaşamın bir tercümesidir. İnsanlığı mutluluğa götüren hakiki mürşiddir...

 "Ey insanlar! İşte size, Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdeki dertlere bir şifa, müminlere doğru yolu gösteren bir hidayet ve rahmet geldi." (Yûnus 10/57)  ayetine kulak verelim ey Müminler…Aradığımız tüm suallerin yanıtları O’nda…Peki ya bu koşuşturmaca neden?Geri getirebilecek miyiz o yitirdiğimiz zamanlarımızı?..Dedim ya,sual belli yanıt belli…Yeter ki gözümüze çektiğimiz perdeleri kaldıralım…










2 yorum:

  1. Evet, sual belli cevap belli lakin nasıl kaldıracağız perdeleri sorusu zor bir soru.

    Perdelerin kalkabilmesi için kalb ile dua edip talep etmeliyiz yaratandan. İsteyebilmeliyiz tam olarak ifade edebilmeliyiz. Sonra yani ruhi duamızı yaptıktan sonra ameli duamız olan çabalamak için ise yeterli bilgiye sahip olup 'farkındalık' oluşturmaya çalışmalıyız.

    Bilgisiz 'farkındalık' olmaz nereye bakacağını bilmeyen farkedemez! Ne öğrendinplatformundan sonra bizlerin burada toplanması bu çabası da farkındalıklarımızı birbirimize destek vererek artırmaktır aslında. Birimizinkine digerini ekleyebilmektir. Birinin soruduğunu diğeri cevaplayarak bir başkası sonuçlandırıp 'farkında olma' haline çevirebilecektir böylece.

    Umudumuz bu yönde Rabbim kabul eyleye ve muvaffak ede...

    YanıtlaSil
  2. Bu konuyu aydınlatacak güzel bir eser biliyorum aslında...

    Namaz - Dua… Diriliş

    Kervan gidiyor Canlar, kalan var mı geriye?
    Diriliş muştusunu alan gelsin beriye.

    Ruh bedende emanet, kuş misali kafeste,
    Vade dolup uçacak, bilmem hangi nefeste.

    İcabete mecburuz, kurtuluşa davet var
    Engeli kaldıralım; zardan incedir duvar.

    Namaz dinin direği, müminlerin Mirâcı
    Onsuz geçen yıllarım içimde hep bir acı.

    Yırtayım gafletini gecenin uyanarak,
    Semayı kuşanayım teheccütle yanarak.

    Gözler sadece pınar, yaşlar kalpten sökülsün,
    Beni alnımdan öpen seccademe dökülsün.

    Karanlıktan usulca aydınlanan seherde,
    Arş’a yükselen dua deva olur tüm derde.

    Seyyah olup gezsem de âlemi karış karış,
    Menzile varan yine içten gelen yakarış.

    Sallanır ölü zaman saatin sarkacında,
    Eyvah fayda etmiyor ölümün kıskacında.

    Ölmeden önce şimdi, namaz ile öleyim,
    Öldükten sonra çünkü namazla dirileyim...

    YanıtlaSil