30 Ekim 2013 Çarşamba

GAZALİ'Yİ SEVENLER

  Gelmemiş belki de hiç gelmeyecek olan “geleceğim” için çalıştığım şu günlerde, en çok da özlemini çektiğim şey: Çocukluğum…
  
  Her şey ne kadar da masumaneydi. Haftalar boyunca sabırla biriktirdiğim kumbaramın açılmasıyla tutulan pazar yolu ve kavuşulan yeni oyuncaklar… Sonrasında komşu kızının belki alacak parası yoktur diye onunla paylaşılması ve duyulan haz…Ya da çocukluğumun geçtiği mahalledeki ihtiyaç sahiplerine özenle hazırladığımız kutular…Eskiden bir başka tat vardı yaşamda… Nedense şimdilerde daha çok içimi acıtıyor birilerinin diğerlerinin hakkını umarsızca gasp etmesi… Ne güzel buyurmuş Resulumuz:”Her ümmetin bir fitnesi vardır. Ümmetimin fitnesi maldır.”(Nesai) Bazı insanlar ise kendi fetvasını kendisi vererek, daha çok kazanmak müslümanın şiarındandır şeklinde dayanak veriyorlar nefislerine.Oysaki İmam Gazali hazretleri ne güzel söylemiş:”Mal ve makam sevgisi, suyun sebzeyi büyüttüğü gibi kalbde nifakı büyütür.”
 
  İnsanoğlu beşerdir ve dosdoğru ilerlediği tek yol: şaşmadır. “Bizim” diye nitelendirdiğimiz her şey birer “emanet”.Atalarımızdan bizlere, bizlerden “gelecek” nesillere… Taki ahirete kadar birilerini yanıltmaya devam edecekler. Aldığım nefes, şu an sizlere yazabilmek için kullandığım elim, ailem, evim,okulum, Can’ım vs… Her şey Yaratan’ın birer emaneti ve kavuşma gününde de vereceğimiz hesaplardan bazıları.

  Ümmetin önderi,Güneşimiz,Pusulamızın yol arkadaşına verdiği nasihate kulak verelim arkadaşlar:”Ya Aişe, bana kavuşmak için fakir yaşa!”(Tirmizi) “Fakirleri hor görmeyin.Onların hürmetine yardım görüyor ve rızıklanıyorsunuz.”(Buhari)
Rızkın sahibinden gelenlerin şükrünü ertelemeyip, onları asıl sahiplerine ulaştırmakta acele edelim…
 
   “Herkesin bir sanatı vardır. Benim sanatım fakirlik ve cihaddır. Bu ikisini seven beni sevmiş,bu ikisine buğzeden bana buğzetmiş olur diyen İmam Gazali hazretlerini “seven” talebelerden olmak ümidiyle…    








1 yorum: