Gelmemiş belki de hiç gelmeyecek olan “geleceğim”
için çalıştığım şu günlerde, en çok da özlemini çektiğim şey: Çocukluğum…
Her şey ne kadar da masumaneydi. Haftalar
boyunca sabırla biriktirdiğim kumbaramın açılmasıyla tutulan pazar yolu ve
kavuşulan yeni oyuncaklar… Sonrasında komşu kızının belki alacak parası yoktur
diye onunla paylaşılması ve duyulan haz…Ya da çocukluğumun geçtiği mahalledeki
ihtiyaç sahiplerine özenle hazırladığımız kutular…Eskiden bir başka tat vardı yaşamda…
Nedense şimdilerde daha çok içimi acıtıyor birilerinin diğerlerinin hakkını
umarsızca gasp etmesi… Ne güzel buyurmuş Resulumuz:”Her ümmetin bir fitnesi
vardır. Ümmetimin fitnesi maldır.”(Nesai) Bazı insanlar ise kendi fetvasını
kendisi vererek, daha çok kazanmak müslümanın şiarındandır şeklinde dayanak veriyorlar nefislerine.Oysaki İmam Gazali hazretleri ne güzel söylemiş:”Mal
ve makam sevgisi, suyun sebzeyi büyüttüğü gibi kalbde nifakı büyütür.”
İnsanoğlu beşerdir ve dosdoğru ilerlediği tek
yol: şaşmadır. “Bizim” diye nitelendirdiğimiz her şey birer “emanet”.Atalarımızdan
bizlere, bizlerden “gelecek” nesillere… Taki ahirete kadar birilerini
yanıltmaya devam edecekler. Aldığım nefes, şu an sizlere yazabilmek için
kullandığım elim, ailem, evim,okulum, Can’ım vs… Her şey Yaratan’ın birer
emaneti ve kavuşma gününde de vereceğimiz hesaplardan bazıları.
Ümmetin
önderi,Güneşimiz,Pusulamızın yol arkadaşına verdiği nasihate kulak verelim
arkadaşlar:”Ya Aişe, bana kavuşmak için fakir yaşa!”(Tirmizi) “Fakirleri hor
görmeyin.Onların hürmetine yardım görüyor ve rızıklanıyorsunuz.”(Buhari)
Rızkın
sahibinden gelenlerin şükrünü ertelemeyip, onları asıl sahiplerine ulaştırmakta
acele edelim…
“Herkesin bir sanatı vardır. Benim sanatım
fakirlik ve cihaddır. Bu ikisini seven beni sevmiş,bu ikisine buğzeden bana
buğzetmiş olur diyen İmam Gazali hazretlerini “seven” talebelerden olmak
ümidiyle…

Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil