4 Şubat 2014 Salı

Kıyamet Koptu Zannettim

               Anlatıldığına göre, İsa(a.s) Allah’ın izniyle ölüleri diriltirdi. Bir gün bazı kafirler ona,
              -Sen yeni ölmüş olanları diriltiyorsun. Belki de o kişi ölmüş değildir. Eski zamanlarda ölmüş    birinidirilt de görelim, dediler.
İsa (a.s) onlara ,
-Dilediğiniz kişiyi seçin, dedi.  Onlar da ,
-Bize Nuh’un oğlu Sam’ı dirilt, dediler.
İsa (a.s) onun kabrinin başına vardı. İki rek’at namaz kıldı. Allah’a dua etti. Allah Teala da Sam’ı diriltti. Kalktığında saçı ve sakalı bembeyaz olmuştu. Oradakiler,
-          Bu halin nedir? Senin zamanında saç ve sakalın ağarması diye bir şey yoktu?! Dediler. Sam onlara şöyle dedi:
-          Kalk! Diye emir verilince kıyametin koptuğunu zannettim. Korkudan saçlarım ve sakalım ağardı.
-          Kaç senedir bu kabirdesin? Diye sordular.
-          Dört bin senedir buradayım ve hala ölümün acısı dinmiş değil! Diye cevap verdi.
    Anlatıldığına göre, her mümine vefatından sonra dünyaya dönme ve tekrar yaşama teklifi yapılır. Şehidler hariç hiç kimse ölümün verdiği acıdan ötürü dünyaya dönmeyi istemez. Çünkü şehidler ölüm acısı tatmazlar. Onlar tekrar dünyaya dönüp ikinci kez savaşmayı ve ikinci kez ölmeyi isterler. İbrahim b. Ethem hakkında anlatılan bir hikaye şöyledir: bir  gün ona, ‘Bizimle beraber otursan da senden bir şey dinlesek’ dediler. İbrahim b. Ethem onlara,
-          Ben şimdilik dört şey ile meşgulüm. Eğer onları bitirirsem gelir sizinle sohbet ederim, dedi.
-          Onlar nedir? Diye sorduklarında şöyle anlattı:
    Birincisi: misak günü; Allah Teala’nın Ademoğullarından söz aldığı günü düşünürüm. O zaman Allah(c.c) şöyle buyurmuştu:
“Bunlar cennetliktir; hiç önemsemiyorum. Bunlar da cehennemliktir; onları da önemsemiyorum.” Ben ise , bu iki fırkadan hangisine ait olduğumu bilmiyorum.
    İkincisi: düşündüm! Allah Teala bir çocuğun anne rahminde yaratılmasına, ardından da ruhunun üflenmesine hükmettiği zaman görevli melek:”Ey Rabbim! Cennetliklerden mi yoksa cehennemliklerden mi olacak!” diye sorar. Bu soruya, hakkımda ne şekilde cevap verildiğini bilmiyorum.
    Üçüncüsü: Ölüm meleği gelip de ruhumu kabzetmek istediği zaman,”Müslümanlarla mı yoksa kafirlerle birlikte haşrolunacak?” diye sorar. Bu soruya da hakkımda ne şekilde cevap verileceğini bilemiyorum.
    Dördüncüsü: Her şeyden yüce Allah’ın şu ayetini düşündüm:
“Ey günahkarlar! Bu gün bir tarafa ayrılın(iyilerin arasına karışmayın).”(Yasin suresi,36/59)
    Ben hangi fırkadan olacağımı bilemiyorum.
    Allah’ın kendilerine ilim, anlayış verdiği, gaflet uykusundan uyandırdığı, ölümü hatırlamayı kendisine nasip ettiği kimselere müjdeler olsun!
    Allah Teala’dan dilediğimiz, son nefesimizi hayırla vermemizdir. Son nefesimizde dünyadan müjdelerle ayrılmamızdır. Çünkü mümin için sekerat anında Allah tarafından bir müjde vardır. Bu husus ayet-i kerimede şöyle anlatmıştır:
“Rabbimiz Allah’tır, deyip sonra istikamet üzerine yürüyenlerin(ölümleri anında) üzerine melekler inerler ve onlara,(ölümden ve sonrasından) korkmayın, (geride bıraktıklarınız için) üzülmeyin. Size vaad olunan cennetle sevinin’ derler.”(Fussilet suresi, 41/30)

1 yorum:

  1. Allah razı olsun kardeş yazını görünce pek mutlu oldum ve bilmediğim şeyler öğrendim Allah razı olsun,güzel dualarına cümlemiz için binlerce kez "Amiiiiiin Huuuuuuu" :)

    YanıtlaSil